Şirket ortağı hekimleri bağkur 4 b’li kabul eden genelge yayınlandı…

Kategori: Genel - 644 viewsYorum Yazın

SGKŞirket ortağı olan ve özel sağlık kurumlarında çalışan hekimler; 2015-19 sayılı genelge ile bağkur 4 B’li kabul edildi.

“6645 sayılı Kanunun 49. Maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen 10.Ek Madde ile yapılan değişikliğin son paragrafında

Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişiler, özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri hâlinde sözleşmelerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak, bu maddenin yayımı tarihinden önce 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışılan sürelere ilişkin haklar saklıdır.”  Denilerek 4 B Bağkur’lu sayılmıştı.

Konu ile ilgili olarak SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından 2015-19 no’lu Genelge Yayınlandı.

Kanuni düzenleme sonrası konu ile ilgili olarak ek düzenlemelere ihtiyaç var diyerek konuyu yorumlamıştık ama bu genelge de konuyu çözecek gibi durmuyor…

SGK Genelgesi 2015/19 (2013/11 Sayılı Genelge deki değişiklikler Hk.)

Bilindiği üzere, 11/9/2014 tarihli ve 29335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6552 sayılı “İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun” ile 23/4/2015 tarihli ve 29335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6645 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun “la 5510 sayılı Kanunun bazı maddeleri değiştirilmiş, bazı maddelerine eklemeler yapılmıştır.

Bu Genelge ile yeni mevzuata ve güncellenen mevzuata ilişkin olarak 22/2/2013 tarihli ve 2013/11 sayılı Genelgede yapılan değişiklikler aşağıda açıklanmıştır.

A- GENELGENİN BİRİNCİ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- “Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendine Tabi Çalışan Sigortalılar” başlıklı birinci bölüme “1.2” bölümünden sonra gelmek üzere “1.2.1- 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) veya (C) fıkrasına tabi olup 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre sendika, konfederasyonlar ile şube başkanlıklarına seçilenler” alt başlığı açıklamaları ile birlikte eklenmiştir.

“1.2.1- 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) veya (C) fıkrasına tabi olup 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre sendika, konfederasyonlar ile şube başkanlıklarına seçilenler

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli olarak çalıştırılan personel ile (C) fıkrası kapsamında bir yıldan az süreli veya mevsimlik olarak çalıştırılan geçici personel, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaktadır. Bu kapsamdaki kişiler işçi sayamadıklarından, işçi sendikalarına üye olamamakta dolayısıyla haklarında 6356 sayılı Kanun hükümleri uygulanmamaktadır.

Devlet Personel Başkanlığının, 1/7/2011 tarihli ve 12661 sayılı ve 23/7/2012 tarihli ve 12638 sayılı görüşleri ile 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası veya (C) fıkrasına tabi olanlar 4688 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında kamu görevlileri sendikalarına üye olabilmekte, sendika, konfederasyonlar ile şube başkanlıklarına seçilebilmekte, bu sürelerde aylıksız izinli sayılmaktadırlar.

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olup 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) veya (C) fıkrası kapsamındaki sigortalılardan 4688 sayılı Kanunun 18 inci maddesine göre kamu görevlilerine ait sendika ve konfederasyonlar ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenlerin bu sürede iş akitleri askıya alındığından, kamu idaresince askıya alınan sürede aylık prim ve hizmet belgesinin “41- Kamu idaresinde iş akdi askıda olanlar ” belge türü ile genel sağlık sigortası primi ödenecek, kamu sendikası tarafından da sigortalı için işe giriş bildirgesi verildikten sonra “24” numaralı belge türü ile bildirim yapılacaktır. “

2- “Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıh’asının (a) Bendine Tabi Çalışan Sigortalılar” başlıklı birinci bölüme  “1.16” alt başlığından sonra gelmek üzere “7.77- Ev hizmetlerinde çalışanlar”, “7.75- Özel sağlık hizmeti sunucularında görev yapan hekimler” ve “7.79- Anonim şirketlerin kurucu ortaklarının sigortalılığı” alt başlıkları açıklamaları ile birlikte eklenmiştir.

“1,17- Ev hizmetlerinde çalışanlar

Ev hizmetlerinde çalışanlar hakkında 1/4/2015 tarihli ve 29313 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Ev Hizmetlerinde 5510 Sayılı Kanunun Ek 9 uncu Maddesi Kapsamında Sigortalı Çalıştırılması Hakkında Tebliğ” ve 27/4/2015 tarihli ve 2233021 sayılı Genel Yazıda belirtilen esaslar doğrultusunda işlem yapılacaktır.

1.18- Özel sağlık hizmeti sunucularında görev yapan hekimler

1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 12 nci maddesi gereğince, Kurumumuzla branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda, mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Kurumumuzdan talep edilmemek kaydıyla, sağlık kuruluşlarında hastaların teşhis ve tedavisini yapabilmektedirler.

Kanuna 6645 sayılı Kanunla eklenen ve 23/4/2015 tarihinden itibaren yürürlüğe giren ek 10 uncu maddede; Kurumla sözleşmeli özel sağlık hizmeti sunucuları tarafından Kuruma bildirilen hekimlerden Kurumca belirlenen yüzdelik oran içerisinde kalan ve sözleşme kapsamı branşlarda fiilen hizmet sunan sağlık hizmet sunucusu bünyesindeki hekimlerle sınırlı olmak üzere,

a) İl Sağlık Müdürlüklerinden çalışma izni almak suretiyle ve 1219 sayılı Kanuna aykırı olmayacak şekilde sözleşme ile çalıştırmış oldukları hekimlerden aynı zamanda fatura karşılığı hizmet alımı yaparak,

b) Bir iş sözleşmesine tabi olmamakla birlikte, İl Sağlık Müdürlüklerinden çalışma izni almak suretiyle ve 1219 sayılı Kanuna aykırı olmayacak şekilde hekimlerden fatura karşılığı hizmet alımı yaparak,

genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilere vermiş oldukları sağlık hizmetlerini Kurumca belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak fatura etmeleri halinde, verilmiş olan sağlık hizmetlerinin bedeli Kurum tarafından karşılanacağı,

Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişiler, özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri hâlinde sözleşmelerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı,

Ancak, bu maddenin yayımı tarihinden önce 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışılan sürelere ilişkin hakların saklı olduğu hususları düzenlenmiştir.

Buna göre, özel sağlık hizmeti sunucularında görev yapan hekimlerin sigortalılığı aşağıda belirtilen esaslara göre belirlenecektir.

a) Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişiler, özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri halinde, hizmet alım sözleşmelerinde aksine bir hüküm bulunmadığı sürece Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.

Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre  uzman olan kişilerin,   özel sağlık hizmeti sunucuları  tarafından 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bildirimlerinin yapılması halinde, özel sağlık hizmet sunucuları ile yaptıkları hizmet alım sözleşmesinin onaylı bir örneği sağlık hizmet sunucusundan islenilecek ve sözleşme metninde çalışmanın (a) bendi kapsamında bildirilip bildirilmeyeceğine ilişkin bir hükmün olup olmadığı kontrol edilecektir. Hizmet alım sözleşmesi metni içerisinde çalışmanın (a) bendi kapsamında bildirilmesine ilişkin bir hükmün bulunması halinde yapılan bildirimler geçerli kabul edilecek, aksi halde yapılan bildirimler iptal edilerek 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.

Örnek 1- Vergi mükellefiyet kaydının başladığı 23/4/2009 tarihi itibariyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında tescili yapılan Dr. (A), özel sağlık hizmet sunucusunda hizmet alım sözleşmesi imzalamak suretiyle 17/5/2015 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Vergi mükellefiyet kaydı kesintisiz devam eden Dr. (A) ‘nın özel sağlık hizmet sunucusu ile yaptığı hizmet alım sözleşmesinde çalışmanın 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından, (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı devam ettirilecektir.

Örnek 2- Vergi mükellefiyet kaydının başladığı 20/4/2010 tarihi itibariyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında tescili yapılan Dr. (B), özel sağlık hizmet sunucusunda hizmet alım sözleşmesi imzalamak suretiyle 3/5/2015 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Vergi mükellefiyet kaydı kesintisiz devam eden Dr. (B) ‘nin özel sağlık hizmet sunucusu ile imzaladığı hizmet alım sözleşmesinde çalışmasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sayılacağına ilişkin hüküm bulunması nedeniyle, (b) bendi kapsamında sigortalılığı özel sağlık hizmet sunucusu ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı tarihten bir gün önce olan 2/5/2015 tarihi itibariyle sona erdirilecektir.

b)  Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişilerin, 6645 sayılı Kanunun yayımlandığı 23/4/2015 tarihinden önce özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları ile yaptıkları sözleşmelerinde herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte çalışmalarının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fih”asının (a) bendi kapsamında bildirilmesi halinde, bu bildirimlerin 6645 sayılı Kanunun yayımlandığı 23/4/2015 tarihine kadar olan kısmı geçerli kabul edilecek, bu tarihten itibaren ise (b) bendi kapsamında yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

Örnek 3- Vergi mükellefiyet kaydının başladığı 20/4/2010 tarihi itibariyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında tescili yapılan Dr. (C), özel sağlık hizmet sunucusunda 17/5/2010 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Vergi mükellefiyet kaydı kesintisiz devam eden Dr. (C) ‘nin özel sağlık hizmet sunucusu ile yaptığı sözleşmede çalışmasının (a) bendi kapsamında sayılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte çalışmaya başladığı tarihten itibaren bildirimleri (a) bendi kapsamında yapılmıştır. Bu durumda Dr. (C)’nin, (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı 16/5/2010 tarihi itibariyle sona erdirilerek 17/5/2010-22/4/2015 tarihleri arasında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bildirilen hizmeti geçerli sayılacak ve 23/4/2015 tarihinden itibaren (b) bendi kapsamında yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

c)  Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişilerden, 6645 sayılı Kanunun yayımlandığı 23/4/2015

tarihinden önce özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları ile yaptıkları sözleşmelerde herhangi bir hüküm bulunmayan ve Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılığı başlatılanların, Kurumun denetimle görevli memurları tarafından söz konusu özel sağlık hizmet sunucusunda yapılan denetimler neticesinde, bu çalışmaları en fazla 6645 sayılı Kanunun yayımlandığı 23/4/2015 tarihine kadar olan kısmı 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sayılabilecektir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sayılan çalışma sürelerine göre de (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı tespit edilecektir.

Örnek 4- Şirket ortaklığı kaydının başladığı 20/6/2010 tarihi itibariyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında tescili yapılan Dr. (D), özel sağlık hizmet sunucusunda 17/5/2013 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Şirket ortaklığı kaydı kesintisiz devam eden Dr. (D) ‘nin özel sağlık hizmet sunucusu ile yaptığı sözleşmede çalışmasının (a) bendi kapsamında sayılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından (b) bendi kapsamında sigortalığı devam ettirilmiştir. Ancak, Kurumun denetimle görevli memurları tarafından söz konusu özel sağlık hizmet sunucusunda yapılan denetimler neticesinde Dr. (D) ‘nin çalışmaları (a) bendi kapsamında sayılmıştır. Bu durumda Dr. (D) ‘nin, (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı 16/5/2013 tarihi itibariyle sona erdirilerek 17/5/2013-22/4/2015 tarihleri arasında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacak ve özel sağlık hizmet sunucusu ile yaptığı sözleşmede çalışmasının (a) bendi kapsamında sayılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından, 23/4/2015 tarihinden itibaren (b) bendi kapsamında yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

d) Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişilerin, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaları devam ederken, özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde 6645 sayılı Kanunun yayımlandığı 23/4/2015 tarihinden sonra hizmet alım sözleşmesi imzalamak suretiyle hizmet vermeye başlamaları ve sözleşmelerinde ahine bir hüküm bulunmaması halinde, hizmet alım sözleşmesinin imzalandığı tarih itibariyle (b) bendi kapsamında sigortalılıkları başlatılacaktır.

Örnek 5- 20/5/2011 tarihinde başlayan ve kesintisiz devam eden vergi mükellefiyet kaydı olan Dr. (E) ‘nin, 21/04/2011 tarihinden itibaren yine kesintisiz bir şekilde devam eden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaları bulunmaktadır. Dr. (E), özel sağlık hizmet sunucusunda hizmet alım sözleşmesi imzalamak suretiyle 3/6/2015 tarihinde hizmet vermeye başlamıştır. Vergi mükellefiyet kaydı kesintisiz devam eden Dr. (E) ‘nin özel sağlık hizmet sunucusu ile yaptığı hizmet alım sözleşmesinde çalışmasının (a) bendi kapsamında sayılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından (b) bendi kapsamında sigortalılığı sözleşmenin imzalandığı 3/6/2015 tarihi itibariyle başlatılacaktır.

e) Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişilerin, özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet alım sözleşmesi yapmaksızın çalışmaları ve bu çalışmalarının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bildirilmesi halinde, Kanunun 53 üncü maddesine göre işlem yapılacaktır.

J) 23/4/2015 tarihinden önce sözleşmelerinde (a) bendi kapsamında olma yönünde hüküm bulunmayan hekimlerin sigortalılıkları 22/4/2015 tarihi itibarıyla sona erdirilecektir.

23/4/2015 tarihinden önce 4 üncü maddenin birinci fıkı-asının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak bildirilenler hakkında 22/4/2015 tarihinden itibaren on gün içinde verilmesi gereken işten ayrılış bildirgesinin geç verilmesi nedeniyle idari para cezası uygulanmayacaktır. Bu kapsamdaki sigortalıların 2015 yılı Nisan ayı aylık prim ve hizmet belgesinin 22 gün olarak düzenlenmesi gerekmekte olup işverenlerden alınacak 8 günlük iptal belgesi ile takip eden aylarda da aynı şekilde aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlendiğinin tespit edilmesi halinde geriye yönelik olarak iptal aylık prim ve hizmet belgesi alınacaktır.

g) 23/4/2015 tarihinden önce Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan incelemelerde yeterli araştırma yapılmadan hizmet akdi olması yönünde karar verilenler hakkında bu maddede belirlenen hususlara göre işlem yapılacaktır. Buna göre, hizmet akdi iki taraflı sözleşme olduğundan, çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayalı olduğu yönünde tarafların (hekim ile özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerinin) ittifakının olup olmadığına bakılacak, taraflardan birinin veya her iki tarafın da çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayalı olmadığı yönündeki itirazları dikkate alınmak suretiyle hizmet akdinin tüm unsurları ile birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğine dikkat edilecektir. Ayrıca, mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişilerin özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversiteleri yaptıkları sözleşme neticesinde hizmetlerinin karşılığının ilgili mevzuatı gereği serbest meslek makbuzu düzenlenmeksizin gider makbuzu veya gider pusulası aracılığıyla ödenmiş olması tek başına çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayalı olduğu anlamına gelmeyeceğinden Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca düzenlenen raporlarda belirtilen kanaatlere ulaşılmasında bu hususlara uygun tespit yapılmadığının, dolayısıyla eksik inceleme ve araştırma neticesinde bu kanaate varılmasının isabetli olmadığının anlaşılması halinde raporlardaki bu eksiklik giderilmek, araştırma ve inceleme tamamlanmak üzere yeniden değerlendirilmesi istenilecektir.

1.19-Anonim şirketlerin kurucu ortaklarının sigortalılığı

1479 sayılı Kanunun mülga 24 üncü maddesinin (l/g) bendi gereğince anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları sigortalı sayılmakta iken 1/10/2008 tarihinden itibaren Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları sigortalı sayılmıştır. Kanunun geçici 22 nci maddesi uyarınca 1479 sayılı Kanunun mülga 24 üncü maddesine tabi olarak sigortalı olan anonim şirket kurucu ortaklarından sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenler hakkında 1/10/2008 tarihinden itibaren altı ay içinde yazılı talepte bulunmaları halinde sigortalılıkları devam ettirilmekte, bu süre içerisinde talepte bulunmayanların sigortalılıkları ise 1/10/2008 tarihi itibari sona erdirilmektedir.

Kanunun 53 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmamaktadır.

Bu Genelgenin, üçüncü kısım, dördüncü bölüm “1- Anonim şirket ortağı olup, yönetim kurulu üyesi olmayanların 1/10/2008 tarihinden itibaren sigortalılıkları” başlıklı bölümde Kanunun geçici 22 nci maddesi kapsamında olan anonim şirket kurucu ortakları hakkında yapılacak işlemler açıklanmıştır.

Buna göre; anonim şirket kurucu ortakları 1/10/2008 tarihinden sonra Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayümadıklarından kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı hizmet akdine tabi çalışmaları kaydıyla Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilmesinde sakınca bulunmamakta olup, geçici 22 nci madde kapsamında prim ödemekte iken kendi işyerlerinden (a) bendi kapsamında sigortalı olarak bildirilenlerin de iradelerini (a) bendi sigortalısı olma

yönünde kullandıkları hususu dikkate alınarak geçici 22 nci madde gereğince devam ettirilen (b) bendi sigortalılıkları sona erdirilecektir. “

3- “Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendine Tabi Çalışan Sigortalılar”başlıklı birinci bölüme “2.2” bölümünden sonra gelmek üzere “2.3- (4/a) ve (4/b) kapsamında aynı ayda çalışması olanların gün sayısının belirlenmesi” alt başlığı açıklamaları ile birlikte eklenmiştir.

“2.3- (4/a) ve (4/b) kapsamında aynı ayda çalışması olanların gün sayısının belirlenmesi

Kanunun 3 üncü maddesinde ay ücretleri, her ayın 15’inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için, ayın 15 ‘inden ertesi ayın 15’ine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise ayın l’i ila sonu arasında geçen ve otuz gün olarak değerlendirilen süre olarak dikkate alınmaktadır. Tam çalışılan aylarda ayın 28, 29, 30 ve 31 gün olup olmadığına bakılmaksızın gün sayısı 30 gün olarak dikkate alınmaktadır. Öte yandan, 1/9/2012 tarihli ve 28398 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İşveren Uygulama Tebliği ile sigortalıların ay içinde işe girmeleri halinde işe giriş tarihleri ayın kaç gün olduğuna bakılarak parmak hesabı yapılmak sureliyle sigortalıların gün sayısı hesaplanmaktadır.

Sigortalıların ay içinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendi arasında statü değişikliği olması halinde 31 gün olan aylarda gün sayısı 30’u geçmektedir.

2829 sayılı Kanunun birleştirilen hizmetler üzerinden aylığı bağlayacak kurumun belirlendiği mülga 8 inci maddesi ile ilgililere son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına, malullük, ölüm, 5434 sayılı Kanuna göre yaş haddinden re ‘sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanmakta ve ödenmektedir.

Buna göre, sigortalıların 2829 sayılı Kanuna göre gün sayısının belirlenmesinde aynı ayda birden fazla statüde çalışmasının bulunması halinde gün sayısı 31 gün olarak alınarak sigortalıların aylığa hak kazandığı statü belirlenecek, sigortalıların artık gün sayıları aylık bağlanmasında prime esas kazanca ilave edilecek yıl içindeki gün sayısı 360 günü geçmeyecektir. Malullük, ölüm ve diğer hallerde ise ayın kaç gün olduğuna bakılmaksızın son sigortalılık statüsüne göre işlem yapılacaktır.

Örnek 1- 13/5/2011 tarihinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı sona eren sigortalının, 14/5/2011 tarihinde (a) bendine tabi sigortalılığının başladığı, 12/11/2014 tarihinde sona erdiği ve aynı tarihte aylık bağlama talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu sigortalının 2011 yılı Mayıs ayı 13 gün (b) bendi, 18 gün (a) bendi olarak dikkate alınacaktır. 2829 sayılı Kanuna göre gün sayısı hesabında 2007 yılı 47 gün, 2008-2009-2010 yılları 360 gün, 2011 yılı 133 gün olmak üzere 1260 gün Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 2011 yılı 228 gün, 2012-2013 yılları 360 gün, 2014 yılı 312 gün olmak üzere 1260 gün Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi alınarak toplam 2520 gün hesaplanacaktır. 2011 yılı Mayıs ayına ait 1 günlük prime esas kazanç 2011 yılı kazancına ilave edilecektir.

Örnek 2- 30/3/2011 tarihinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı sona eren sigortalının, 31/3/2011 tarihinde (a) bendine tabi sigortalılığının başladığı 29/9/2014 tarihinde sona erdiği ve aynı tarihte aylık bağlama talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu sigortalının 2011 yılı Mart ayı 30 gün (b) bendi, 1 gün (a) bendi olarak dikkate alınacak, 2829 sayılı Kanuna göre gün sayısı hesabında 2007 yılı 90 gün, 2008-2009-2010 yılları 360 gün, 2011 yılı 90 gün olmak üzere 1260 gün Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıh’asımn (b) bendi, 2011 yılı 271 gün, 2012-2013 yılları 360 gün, 2014 yılı 269 gün olmak üzere 1260 gün Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi alınarak toplam 2520 gün hesaplanacaktır. 2011 yılı Mart ayına ait 1 günlük prime esas kazanç 2011 yılı kazancına ilave edilecektir.

Örnek 3- 30/8/2013 tarihinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı sona eren sigortalının, 31/8/2013 tarihinde (a) bendi kapsamında çalışmaya başladığı aynı gün iş kazası geçirerek vefat ettiği anlaşılmıştır. Yapılan incelemede 899 gün (b) bendi 1 gün (a) bendi kapsamında olmak üzere 900 gün olduğu anlaşılmış olup 2013 yılı Ağustos ayı 31 gün olarak dikkate alınacaktır.

4- “Bazı Sigorta Kollarına Tabi Olan Sigortalılar” başlıklı ikinci bölümün “3- İŞKUR tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler ” alt başlığının birinci paragrafının ikinci ve üçüncü cümlesi kaldırılmış, yerine aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“İŞKUR kursiyerleri hakkında 1/10/2008-28/2/2011 tarihleri arasında % 1 oranında iş kazası ve meslek hastalığı primi, 1/3/2011-22/3/2015 tarihleri arasında bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar ile genel sağlık sigortası yardımından yararlanmayanlardan % 1 ‘i iş kazası ve meslek hastalığı, % 12,5’i genel sağlık sigortalısı primi olmak üzere toplam % 13,5 oranında prim alınacaktır. 6645 sayılı Kanunla 23/4/2015 tarihinden itibaren yapılan Kanunun 5 inci maddesinin (e) bendinde yapılan düzenleme ile “bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayan hakkında ayrıca” ibaresi madde metninden çıkarılmış, 81 inci maddenin (d) bendinde yapılan düzenleme ile genel sağlık sigortası primi % 4,5’e indirilmiş olup 23/4/2015 tarihinden itibaren İŞKUR kursiyerleri için % 1 ‘i iş kazası ve meslek hastalığı, % 4,5 genel sağlık sigortalısı primi olmak üzere toplam % 5,5 oranında prim tahsil edilecektir. 23/4/2015 tarihinden itibaren İŞKUR ‘a yapılması gereken bildirimler “46- Türkiye İş Kurumu Tarafından Düzenlen Eğitimlere Katılan Kursiyerler ” belge türü ile yapılacak bunlardan ayrıca işe giriş bildirgesi düzenlenmesi istenmeyecektir. “

5- “Bazı Sigorta Kollarına Tabi Olan Sigortalılar” başlıklı ikinci bölüme “6” alt başlığından sonra gelmek üzere “7- Ev hizmetlerinde ayda 10 günden az çalışanlar” alt başlığı açıklamaları ile birlikte eklenmiştir.

“7- Ev hizmetlerinde ayda 10 günden az çalışanlar

Ev hizmetlerinde çalışanlar hakkında 1/4/2015 tarihli ve 29313 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Ev Hizmetlerinde 5510 Sayılı Kanunun Ek 9 uncu Maddesi Kapsamında Sigortalı Çalıştırılması Hakkında Tebliğ” ve 27/4/2015 tarihli ve 2233021 sayılı Genel Yazıda belirtilen esaslar doğrultusunda işlem yapılacaktır.

6- “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı üçüncü bölümün “2- Konut içinde yapılan işler” alt başlığının sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Üçüncü dereceye kadar olan hısımlar hakkında 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 17 nci ve 18 inci maddeleri esas alınarak işlem yapılacaktır.”

7- “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı üçüncü bölümün “3-Ev hizmetlerinde çalışanlar” alt başlığındaki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“506 sayılı Kanunun mülga 3 üncü maddesinin (I/D) bendi ile ev hizmetlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanlar 24/11/1977 tarihinden itibaren sigortalı sayılmıştır. Ev içinde görülen bulaşık, çamaşır yıkama, çocuk bakımı, ev temizliği, yemek pişirme, ütü gibi işlerde hizmet akdine tabi, aylık ücret karşılığında ve sürekli olarak çalışan hizmetçi, uşak, ahçı ve mürebbiye gibi çalışanlar sigortalı sayılmış, bu işlerde sürekli olarak çalışmakla birlikte ücret almayanlarla, bir aydan az çalışanlar, günübirlik veya haftanın yahut ayın belirli günlerinde evlere gelerek temizlik, bulaşık ve ev hizmeti gören kimseler sigortalı sayılmamıştır.

Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile aynı uygulama devam ettirilmiş, ev hizmetlerinde çalışanlardan ücretle ve sürekli olarak çalışanlar sigortalı sayılmış olup, ücretsiz ve süreksiz çalışanlar sigortalı sayılmamıştır.

4857 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla devam edenlere sürekli iş denilmekte olup ev hizmetlerinde ücretle çalışanların yapmış oldukları işin niteliği bakımından öncelikle sürekli iş olup olmadığının belirlenmesi, sigortalılığın sağlanabilmesi için evle bağlantılı işlerin ücretle ve belli bir süreklilik içinde yapılıyor olması, süreklilik için çalışmanın belirli bir yoğunluğa ulaşması şartlarının aranması gerekmektedir. Çalışanın, haftanın ya da ayın belirli günlerinde aynı eve ev hizmetinde çalışmak üzere gelmesi ve bu çalışmanın takip eden aylarda da devam etmesi hali sürekli çalışma olarak nitelendirilecek, söz konusu işler belirsiz aralıklarla ve çağrı üzerine yapılıyorsa, bu durumda ne kadar sürmüş olursa olsun, süreksiz çalışma olarak dikkate alınacaktır.

6552 sayılı Kanunla 1/4/2015 tarihinden itibaren Kanunun 6 ncı maddesinin (c) bendinde yapılan değişiklikle ev hizmetlerinde çalışanlar, Kanunun ek 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında sigortalı olanlar ile ücretle aynı kişi yanında ay içinde 10 gün ve daha fazla süre ile çalışanlar hariç olmak üzere sigortalı sayılmamıştır.

Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve ek 9 uncu maddesi 1/4/2015 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarihten önce ev hizmetlerinde çalışanların durumu ücretli ve sürekli çalışmaya göre, 1/4/2015 tarihinden itibaren ise ek 9 uncu madde hükümlerine göre değerlendirilecektir. “

8- “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı üçüncü bölümün “12- Ücretsiz izin verilen öğretim üyeleri” alt başlığı ve açıklamaları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“12- Ücretsiz izin verilen Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi sigortalılar Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi sigortalılardan 657 sayılı Kanun ve ilgili personel mevzuatı gereğince ücretsiz izne ayrılanların kadroları ile ilişikleri devam ettiğinden, bu sürelerde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) veya (b) bendi, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında zorunlu sigortalı ya da isteğe bağlı sigortalılık kapsamında sigortalı sayılmalarına ve prim ödemelerine imkan bulunmamaktadır.

Örnek – 15/12/2003 tarihinde 5434 sayılı Kanuna göre öğretmen olarak göreve başlayan ve 17/3/2014 tarihinde ücretsiz izne ayrılan sigortalı, 1/4/2014 – 31/12/2014 tarihleri arasında özel bir dershanede öğretmen olarak çalışmış, bu sürede 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olarak Kuruma bildirimi yapılmış olup, ücretsiz izinde bulunduğu süre içinde sigortalının kadrosu ile ilişiği devam ettiğinden 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı sayılmayacaktır. “

9- “İşe Giriş Bildirgesinin Düzenlenmesi, Kuruma Verilmesi ve Sigortalıların Tescili” başlıklı beşinci bölümün “2- Sigortalı işe giriş bildirgesinin düzenlenmesi” başlığındaki sigortalılık kodları tablosuna “27- Libya ‘da çalışanlar “, “28- Ek 9 10 günden az “, “29- Ek 9 10 günden fazla ” ve “30- Ek 9 10 günden az uzun vade ” sigortalılık kodları ilave edilmiştir.
10- “İşe Giriş Bildirgesinin Düzenlenmesi, Kuruma Verilmesi ve Sigortalıların Tescili” başlıklı beşinci bölümün “5- Yaş Düzeltmeleri” başlığına aşağıdaki paragraf ve örnekler ilave edilmiştir.

“5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 38 inci maddesinde, aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtlar maddi hata kapsamında değerlendirilmekte, bu tür maddi hatalar Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilmekte veya tamamlanmakta olup nüfus kütüğüne hatalı veya eksik tescil edilen kayıtlarla ilgili düzeltmeler mahkemeye gerek kalmaksızın Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilebilmekledir. Bu hususların belgelenmesi halinde kayıt düzetilmesi Kanunun 57 nci maddesine aykırı düşmediğinden düzeltilmiş yaş dikkate alınarak işlem yapılacaktır.

Örnek 1- İşe giriş bildirgeler indeki doğum tarihi farklı olup daha sonra aynı kişi olduğu anlaşılan ve iptal ipka işlemi yapılan sigortalının 4/6/1979 tarihli işe giriş bildirgesinde doğum tarihi 1963, 8/8/2012 tarihli işe giriş bildirgesinde ise 4/9/1970’tir. Sigortalı 27/6/2012 tarihinde mahkeme kararı ile 4/9/1970 olan doğum tarihini 31/12/1963 olarak değiştirmiştir. 4/6/1979 tarihli işe giriş bildirgesinde doğum tarihi 1963 olarak Kuruma verildiğinden 27/6/2012 tarihli mahkeme kararı gereğince tescil kayıtları düzeltilecek, uzun vade sigorta kollarından sağlanan yardımlarda 1963 doğum tarihi esas alınacaktır.

Örnek 2- 2/11/1981 ve 15/3/1985 tarihlerinde işe giriş bildirgesi verilen sigortalının 2/11/1981 tarihinde uzun vadeli sigorta kolları yönünden prim ödenmediği tespit edilmiştir. Sigortalı 7/4/1968 olan doğum tarihini 4/3/1983 tarihli mahkeme kararı ile 7/4/1963 olarak düzelttirmiş olup 2/11/1981 tarihi ile yaş düzeltmesinin yapıldığı 4/3/1983 tarihi arasında uzun vade sigorta kolları yönünden prim ödenmediğinden sigortalının tescil kaydı düzeltilecek uzun vade sigorta kollarından sağlanan yardımlarda 7/4/1963 olarak dikkate alınacaktır.

Örnek 3- 22/9/1988 tarihinde 1479 sayılı Kanuna tabi, 21/11/1992 tarihinde 506 sayılı Kanuna tabi olan sigortalı 8/8/1986 tarihli mahkeme kararı ile 5/5/1965 olan doğum tarihini

4/4/1964 olarak düzelttirmiş olup tescil kayıtlarında gerekli düzeltme yapılacak uzun vade sigorta kollarından sağlanan yardımlarda 5/5/1965 doğum tarihi esas alınacaktır.

Örnek 4- Bulgaristan göçmeni olan sigortalının ilk işe giriş bildirgesindeki doğum tarihinin 18/8/1959 olduğu ancak Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün yazısı ile 18/8/1963 olan doğum tarihinin kayıtlara sehven 18/8/1959 olarak yazıldığı ve söz konusu kaydın düzeltildiği anlaşılmış olup tescil kayıtlarında gerekli düzeltme yapılacak uzun vade sigorta kollarından sağlanan yardımlarda 18/8/1963 doğum tarihi esas alınacaktır. “

11- “Sigortalılığın Sona Ermesi ve Kuruma Bildirilmesi” başlıklı altıncı bölümün “3-İşten ayrılış bildirgesi düzeltme/silme işlemleri” alt başlığı altında yer alan açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sigortalı işten ayrılış bildirgesinin, işverenler tarafından verildikten sonra 10 gün içinde silinmesi ve güncellenmesi işlemi ile meslek adı ve kodu, ÇSGB iş kolu ve sigortalının adresi her zaman e-sigorta yoluyla işverenler tarafından güncellenebilmektedir. 10 günlük süre geçtikten sonra işverence bildirgenin sehven verilmesi, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından düzenlenen raporlarla silinmesinin istenmesi ya da mahkeme kararı ile silinmesi gereken durumlarda silme işlemi “4/a Tescil Programı”nın “İşten Ayrılış Silme” menüsü aracılığıyla yapılacaktır.

İşverenlerin işten ayrılış bildirgesinin verilme süresi geçtikten sonraki düzeltme ve güncelleme taleplerinin yapılabilmesi bakımından, işverenin sunduğu belgelerdeki işten ayrılış tarihinin aylık prim ve hizmet belgesindeki bildirimle kontrol edilmesi, şüphe ve tereddüt olmaması halinde söz konusu bildirgelerin döküm alındıktan sonra silinmesi, sigortalı işten ayrılış bildirgesinin gün, prime esas kazanç ve işten çıkış tarihi bilgilerinin aylık prim ve hizmet belgesi Kuruma verilmemişse işverenden temin edilerek, verilmiş ve işverenin beyanı ile uyumlu ise aylık prim ve hizmet belgesinde bildirilen kayıtlar esas alınarak düzeltilmesi, oluşan idari para cezasının silinen işten ayrılış bildirgesinin verilme süresi içinde olması halinde komisyon kararı ile kaldırılması gerekmektedir.

Diğer taraftan, işten ayrılış nedeni ve işten ayrılış tarihinin 10 günlük süreden sonra Kurumumuzca düzeltilmesi halinde, işsizlik sigortası ödeneği almak isteyen sigortalılara düzeltilen işten ayrılış bildirgesi ile 4447 sayılı Kanunun 51 inci maddesi kapsamında somut belge ile (ihbar veya kıdem tazminatının ödendiğini gösterir bordro veya banka dekontu vs.) İŞKUR ‘a müracaat etmesi yönünde bilgi verilecektir.

Sigortalıların işten ayrılış nedenine yönelik talepleri işverenle birlikte müracaat etmişse değiştirilecek, bunun dışında sigortalı taleplerinde işten ayrılış nedeni ile ilgili herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır. İşverenlerin işten ayrılış nedenine yönelik talepleri buna ilişkin belgelerle müracaat edilmesi halinde değiştirilecektir.

İşverenlerin sigortalı işten ayrılış bildirgesini kendilerine ait diğer bir işyerinden sehven verilmesine yönelik vermiş olduğu dilekçelere istinaden aylık prim ve hizmet bildirgesinde sigortalının bir önceki aya ilişkin çalışmasının işverenin iddia ettiği şekilde olduğunun tespit edilmesi halinde “(4/a) Tescil Programı” nın “İşten Ayrılış Bildirgesi” menüsünden işyeri numarasının güncellenecek, bu düzeltmeden dolayı idari para cezası uygulanmayacaktır. “

B- GENELGENİN İKİNCİ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- “2925 sayılı Kanuna Tabi Sigortalılar” başlıklı birinci bölüm “3.2- 1/10/2008 tarihinden sonra primlerin eksik ödenmesi” alt başlılığının altıncı paragrafına “61,44 TL’nin” ibaresinden sonra gelmek üzere “2015 yılı ilk ve ikinci altı aylık süredeki prim borcunun 70,20 TL ‘nin ” ibaresi eklenmiştir.

2-“Kanunun Ek 5 inci Maddesine Göre Tarım veya Orman İşlerinde Hizmet Akdiyle Süreksiz Olarak Çalışanlar” başlıklı ikinci bölümün “2- Sigortalılığın başlangıcı” alt başlığının sonuna aşağıdaki örnek eklenmiştir.

“Örnek 11- 17/8/2008 tarihinden itibaren vazife malulü aylığı alan sigortalı 8/3/2015 tarihinde ek 5 inci madde kapsamında sigortalı olmak için müracaat etmiş olup, vazife malulü aylığı alması nedeniyle ek 5 inci madde kapsamındaki talebi reddedilecektir. “

3- “Kanunun Ek 6 ncı Maddesi Kapsamında Çalışanlar” başlıklı üçüncü bölümün “2- Ticari taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma araçlarında kısmi süreli çalışan sigortalılar” alt başlığına üçüncü paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Şehiriçi toplu taşıma işlerinin ihale yoluyla alınması halinde buralarda çalışan sigortalılar hakkında ek 6 ncı madde hükümleri uygulanmayacaktır. “

4- “Kanunun Ek 6 ncı Maddesi Kapsamında Çalışanlar” başlıklı üçüncü bölümün “2.1- Sigortalılığın başlangıcı” alt başlığına beşinci paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.

“18/7/1997 tarihli ve 23053 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 75 inci maddesinde sürücü belgesi sınıfları düzenlenmiştir.

11/6/2009 tarihli ve 27255 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinde şehiriçi, bir şehrin belediye sınırları içinde kalan alan olarak tanımlanmış olup 5 inci maddesinde Yönetmelik kapsamına giren taşımacılık, acentelik, taşıma işleri komisyonculuğu, taşıma işleri organizatörlüğü, nakliyat ambarı işletmeciliği, kargo işletmeciliği, lojistik işletmeciliği, dağıtım işletmeciliği, terminal işletmeciliği ve benzeri faaliyetlerde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin yapacakları faaliyetlere uygun olan yetki belgesini/belgelerini Bakanlıktan almaları zorunlu olduğu, 6 ncı maddesinde yetki belgelerinin neler olduğu açıklanmıştır.

15/6/2005 tarihli ve 26199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinin 18 inci maddesi ile kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergahlarını belirlemek; otobüs, taksi, dolmuş ve servis durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ile karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu taşıtlarının çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bunlara izin ve çalışma ruhsatı verme görevi belediyelerin Ulaşım Koordinasyon Merkezlerine verilmiştir.

Öte yandan, belirli bir idari bölge sınırları içinde belirli bir yolcu taşımacılık faaliyetinde kullanılan otobüsler için belirli harf veya harfler kullanılarak plaka numarası verilmektedir. Örneğin Ankara ilinde taksilere “T”, servislere “C”, minibüs ve otobüslere “J” plakası verilmektedir.

Kanunun ek 6 ncı maddesi kapsamında il sınırları içinde yapılan toplu taşıma faaliyetleri nedeniyle müracaat edenlerden Şehir îçi Toplu Taşıma Araçlarında Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi yanında yetki belgesi, yol güzelgahı, toplu taşıma faaliyetinde kullanılan aracın plakasına ilişkin belgeler de istenecektir. “

5- “Geçici 20 nci Madde Kapsamındaki Sigortalılar” başlıklı dördüncü bölümün “/-Geçici 20 nci madde kapsamındaki sigortalıların Kanun kapsamına alınması” alt başlığının ikinci paragrafına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“6645 sayılı Kanunla 23/4/2015 tarihinden itibaren Kanunun geçici 20 nci maddesinin birinci fıkrası değiştirilmiş olup bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personeli için kurulmuş bulunan sandıkların (Ek- 34) Sosyal Güvenlik Kurumuna devir tarihini belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. “

C- GENELGENİN ÜÇÜNCÜ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

“Ortak Hususlar” başlıklı dördüncü bölümün “P- Haklarında Kanunun geçici 4, geçici 44, geçici 51, geçici 56 ve 926 sayılı Kanunun geçici 32 nci maddesi uygulanan (4/b) kapsamındaki sigortalılarla ilgili yapılacak işlemler” alt başlığının sonuna aşağıdaki örnekler eklenmiştir.

Örnek 1- Türk Silahlı Kuvvetlerinde teğmen olarak görev yapmakta iken 20/9/2003 tarihinde Yüksek Askeri Şura Kararı uyarınca ilişiği kesilen, 10/11/2003 tarihinde başlayan vergi kaydına istinaden 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında tescili yapılan ve vergi kaydının sona erdiği 14/2/2011 tarihi itibarıyla sigortalılığı sonlandırılan sigortalı (A) hakkında 6191 sayılı Kanun uyarınca işlem yapılabilmesi için 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süresinin bildirilmesi istenilmiştir.

10/11/2003 tarihi ile 14/2/2011 tarihi arasında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süre içerisinde belirli aralıklarla kısmi prim ödemesi bulunan sigortalı (A) ‘nın kısmi prim ödemelerinin tam ayı karşıladığı ay sonu itibarıyla sigortalılık süresi belirlenerek hizmet bildirilmesi gerekmektedir.

Sigortalı (A) ‘nın bu sürelerde ödemiş olduğu kısmi prim ödemeleri 10/11/2003 ila 30/4/2006 tarihleri arasındaki hizmet sürelerini karşıladığından 30/4/2006 tarihi itibarıyla (01) terk kodu ile sigortalılığı sonlandırılarak 10/11/2003-30/4/2006 tarihleri arasında geçen süresi hizmet olarak bildirilecektir.

Örnek 2- 1/9/1987 tarihinde astsubay olarak göreve başlayan ve 14/7/1998 tarihinde Yüksek Askeri Şura kararı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan, 18/9/1998 tarihinde başlayan ve 17/12/2011 tarihine kadar kesintisiz devam eden vergi mükellefiyet kaydına istinaden 18/9/1998 tarihi itibariyle 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında tescili yapılan ve düzenli prim ödemesi bulunmayan sigortalı (B) ‘nin (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı 6191 sayılı Kanun uyarınca 14/4/2011 tarihi itibariyle sonlandırılmış, vergi mükellefiyeti kaydının devam etmesi nedeniyle de 15/4/2011 tarihi itibariyle yeniden başlatılmıştır.   Sigortalı   (B),    Başbakanlık   Hazine   Müsteşarlığında   27/9/2011    tarihinde araştırmacı olarak göreve başlamış ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında hizmetinin başladığı tarihten bir gün önce olan 14/10/2011 tarihi itibariyle sona erdirilmiştir.

Sigortalı (B)’nin, 18/9/1998 – 14/4/2011, 15/4/2011 – 14/10/2011 tarihleri arasındaki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmet sürelerinin bildirilmesi talep edilmiştir.

Bu durumda, 18/9/1998 tescil tarihinden 6191 sayılı Kanun yürürlük tarihi olan 14/4/2011 tarihleri arasındaki ödemiş olduğu primlerin karşıladığı süre hizmet olarak bildirilmesi gerektiğinden, öncelikle bu tarihler arasındaki ödediği primlerin karşıladığı hizmet süresinin tespit edilmesi gerekmektedir. Kısmi ödenen tutarların 18/9/1998 ila 30/9/2010 tarihleri arasındaki 12 yıl 12 gün (4332 gün) hizmet süresini karşıladığı varsayıldığında, Sigortalı (A) ‘nın 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki hizmet süreleri, 18/9/1998 – 30/9/2010 tarihleri arası olarak bildirilecektir. 15/4/2011 – 14/10/2011 tarihler arasındaki 6 ay sigortalılık süreleri zorunlu sigortalılık süresi olup, borcunun tahsil edilerek primli gün sayısının bildirilmesi gerekmektedir.

Ç- GENELGENİN DÖRDÜNCÜ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

“Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendine Tabi Çalışan Sigortalılar ” başlıklı birinci bölümün “1-Genel açıklama” alt başlığında yer alan 5 inci örnekten sonra gelmek üzere aşağıdaki örnekler eklenmiştir.

‘Örnek 6- Muvazzaf askerlik hizmetini 1990 yılında yedek subay olarak yaptıktan sonra 506 sayılı Kanuna tabi çalışan ve 2009 yılında birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden tarafına 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanan sigortalı, 18/9/2014 tarihinde memur olarak göreve atanmıştır. Buna göre, 2008 yılı Ekim ayı başından önce yedek subay olarak görev yapmış olan sigortalı hakkında Kanunda aksine bir hüküm bulunmayan hallerde 5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri uygulanacaktır.

Örnek 7- 2006-2007 öğrenim yılında Harp Okulunda öğrenime başlayan, öğrenimini tamamlamadan 2009 yılında Harp Okulu ile ilişiği kesilen ilgili, 15/5/2015 tarihinde Kültür Bakanlığı emrinde memur olarak göreve başlamıştır. İlgili Harp Okulunu tamamlamadan ayrıldığından 15/5/2015 tarihinden sonra başlayan memuriyet hizmeti nedeniyle hakkında 5434 sayılı Kanunun mülga hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmamakta olup, 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır. “

D- GENELGENİN BEŞİNCİ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

“Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendi Kapsamında Çalışan Yabancı Uyrukluların Sigortalılığı” başlıklı birinci bölüme “8” alt başlığından sonra gelmek üzere “9-Mülteciler” alt başlığı açıklamaları ile birlikte eklenmiştir.

“9- Mülteciler

5/9/1961 tarihli ve 10898 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 359 sayılı “Cenevre’de 28 Temmuz 1951 Tarihinde İmzalanmış Olan Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşmenin Onaylanması Hakkında Kanun” ile ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncelerinden dolayı zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korumasından yararlanamayan ya da söz konusu korku nedeniyle yararlanmak istemeyen yabancıya veya bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek islemeyen vatansız kişiye mülteci denilmekte olup 359 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde taraf devletlerin, ülkelerinde yasal olarak ikamet eden mültecilere, vatandaşlarına sağladıkları muamelenin aynısını uygulayacakları, 27 nci maddesi ile taraf devletlerin ülkelerinde bulunan ve geçerli bir seyahat belgesine sahip olmayan her mülteciye kimlik kartı çıkartılacağı hüküm altına alınmıştır.

4817 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince Türkiye’nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe 5543 sayılı İskan Kanununa göre muhacir, mülteci veya göçebe olarak kabul edilen yabancılara 4817 sayılı Kanunda öngörülen sürelere tabi olmaksızın çalışma izni verilebilmektedir.

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun 89 uncu maddesinde mülteci veya ikincil koruma statüsü sahibi, statü almasından itibaren bağımlı veya bağımsız olarak çalışabileceği, yabancıların çalışamayacağı iş ve mesleklere ilişkin diğer mevzuatta yer alan hükümler saklı olacağı, mülteci veya ikincil koruma statüsü sahibi kişiye verilecek kimlik belgesinin, çalışma izni yerine de geçeceği bu durumun kimlik belgesine yazılacağı hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, 5/9/1961 tarihinden itibaren 359 sayılı Kanuna göre mülteci olanlar ile 6458 sayılı Kanunda sayılan ikincil koruma statüsünde bulunan kişiler hakkında Kanun hükümleri Türk vatandaşlarına uygulandığı gibi uygulanacaktır. Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan denetimlerde bu durumdaki sigortalıların çalışma izin belgesi olup olmadığına bakılmayacaktır.

E- GENELGENİN SEKİZİNCİ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

“Ağır Engelli Çocuğu Olan Kadın Sigortalılar” başlıklı üçüncü bölümün “1-Kapsamdaki sigortalılar ” alt başlığına (d) bendi eklenmiştir.

“(d) Kanunun ek 5, ek 6 ve ek 9 uncu maddesi kapsamında çalışan “

F- GENELGENİN DOKUZUNCU KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

“2008 Yılı Ekim Ayı Başından Sonraki Hizmetlerin Çakışması” başlıklı ikinci bölümün “6.2- 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 4 üncü maddeye tabi geçen çalışmaların çakışması” başlıklı bölümün açıklamaları aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.

“Kanunun 5 inci maddesinin (b) bendi kapsamında, aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler ve 2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanların Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıb-asının (a) ve (b) bentlerine tabi çalışmaları halinde 5 inci maddenin (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları da sonlandırılmaz. “

G- GENELGENİN ONUNCU KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- “Kanunun 41 inci Maddesine Göre Yapılacak Borçlanmalar” başlıklı birinci bölümün  “2.1- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a),  (b) ve (c) bendine tabi sigortalıların doğumdan sonra geçen süreleri” alt başlığında yer alan Örnek 22’den sonra gelen ikinci paragraftan sonra aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı îl Müdürlüklerine müracaat edilmeksizin bir yakınının (kardeşinin, komşusunun vs.) çocuğunu evlat edinmek isteyenler ise doğrudan evlat edinme davası ile evlat edinebilmektedirler. Bu durumda, evlat edinen sigortalıların doğum borçlanması yapmak istemeleri halinde, evlat edinmeye ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı ile müracaat etmeleri yeterli sayılacak olup, mahkeme karar metninde evlat edinme tarihi belirtilmişse bu tarihin borçlanma başlangıç tarihi olarak dikkate alınması, mahkeme kararında çocuğun doğumundan itibaren bakımının evlat edinen kişi tarafından üstlenildiği ve doğduğundan beri evlat edinenin yanında olduğuna dair hükümlerin bulunması durumunda ise borçlanma süresinin başlangıç tarihi çocuğun doğum tarihinden itibaren, kararda herhangi bir tarihin belirtilmemesi ve çocuğun doğumundan itibaren evlatlık alındığına dair bir karar verilmemiş ise borçlanmanın başlangıç tarihi mahkeme karar tarihinden itibaren olacaktır. “

2-  “Kanunun 41 inci Maddesine Göre Yapılacak Borçlanmalar” başlıklı birinci bölümün “2.2- Er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen süreler” alt başlığının sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Sigortalıların er olarak silah altında geçen sürelerinin tamamı veya bir kısmı kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde borçlandırılmakta olup, fiilen silah altında geçmeyen bedelli askerlik süresi borçlandırılmayacaktır. “

3-  “Kanunun 41 inci Maddesine Göre Yapılacak Borçlanmalar ” başlıklı birinci bölümün “3- Borçlanma müracaatının yapılması, borçlanma tutarının hesabı, tebliği ve ödenmesi” alt başlığının ikinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“2925 sayılı Kanuna tabi tarım sigortalılarından her ay için alınacak prim ve yardımların hesabına esas tutulan gün sayısının 15 gün üzerinden alınması ve prim ödeme gün sayısının da ayın 16’sından itibaren tam ay gibi kabul edilmesi nedeniyle, ay içerisindeki ilk 15 günün dışında kalan sürelerin doğum borçlanması yoluyla tamamlanması mümkün bulunmadığından 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılar için ayın 15 ‘inden sonra geçen süreler borçlanma kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Örnek 5- 2925 sayılı Kanuna göre tarım sigortalılığı 1/7/1989 tarihinde başlatılan 1993 yılı primini 1994 yılı Şubat ayı sonuna kadar ödemeyen sigortalı 12/3/1992 tarihinde doğum yapmıştır. Bu sigortalının 1993 yılı tarım sigortası tahsil edilecek, 1/1/1994-12/3/1994 tarihleri doğum borçlanması olarak dikkate alınacaktır. “

4-“Kanunun 41 inci Maddesine Göre Borçlanılan Sürelerin Hizmet Olarak Değerlendirilmesi” başlıklı üçüncü bölümün “1- Borçlanılan sürelerin hizmet olarak değerlendirilmesi” alt başlığının sonuna aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.

“g) Haklarında ölüm aylığı bağlanması için Kanunun 32 nci maddesinde öngörülen şartlar oluşmasına rağmen aylık miktarının artırılması düşüncesiyle borçlanma müracaatında bulunan hak sahiplerinin borçlanma taleplerinin dikkate alınarak borçlanması yapmalarında kanunen herhangi bir engel bulunmamaktadır. Ancak, borçlanılacak süreler ile birlikte ölüm aylığına müstehak olmadığı anlaşılan hak sahiplerinin borçlanma işlemleri yapılmayacaktır.

h) 2829 Sayılı Kanunun mülga 8 inci maddesine göre, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanmakta ve ödenmektedir. Kanunun 41 inci maddesine göre yapılan borçlanmalarda, borçlanma sürelerinin ilgili aylara mal edilmesinden sonra bu sürelerin son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde yer alması halinde son yedi yıldaki en fazla hizmetin geçtiği statü belirlenirken borçlanma süreleri dikkate alınacaktır. “

5-“Kanunun 41 inci Maddesine Göre Borçlanılan Sürelerin Hizmet Olarak Değerlendirilmesi” başlıklı üçüncü bölümün “5-1479 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanmaların değerlendirilmesi” alt başlığı altında yer alan açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“5.1- Kurum kodu uygulamaları

5.1.1-   Eksik tahsil edilen askerlik borçlanmaları (Değişik, 28/2/2014 tarihli ve 2014/5 sayılı Genelge)

1479 sayılı Kanunun mülga ek 9 uncu maddesi gereğince, askerlik borçlanması sigortalının talep tarihinde bulunduğu basamağın primi üzerinden hesaplanmakta olup, borçlanma tutarının tebliğ tarihinden itibaren Kanunda belirtilen süre içinde tam olarak ödenmesi halinde borçlanma geçerli sayılmıştır.

Kanunun 88 inci maddesine 6552 sayılı Kanunla 11/9/2014 tarihinden itibaren ilave edilen yirmiikinci fıkra gereğince sigortalılar ile tüzel kişilerin kasıt, kusur, hata veya yanıltıcı beyanından kaynaklanmaması şartıyla, sigortalılarca ödenen prim ve prime ilişkin borcun noksan tahakkuk ettirilen borçlanma tutarlarının Kurumca sonradan tespit edilmesi halinde borçlanma fark tutarına tebliğ tarihinden itibaren Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanarak tahsil edilen eksik tutar Kurum kodu kapsamında değerlendirilip borçlanma geçerli sayılacaktır.

5.1.2-   Basamak intibakı nedeniyle eksik tahsil edilen borçlanma tutarları

1479 sayılı Kanun kapsamında kayıt ve tescili yapılan sigortalılardan Kanunun geçici 27 nci maddesi gereğince;

a) Diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi çalışması bulunduğu 1/10/2008 tarihinden önce tespit edilen,

b) 1/10/2008 tarihinden önce tespit işlemlerine başlanmakla birlikte bu tarihten sonra işlemleri sonuçlandırılan,

c) 1/10/2008 tarihinden önce diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi çalışmasının Kurum kayıtlarında bulunduğuna dair bilgi ve belge olmakla beraber tespit işlemleri bu tarihten sonra yapılan,

sigortalıların bu hizmetlerine istinaden 1479 sayılı Kanunun mülga 51 inci maddesine göre basamak intibakı yapılacak, basamak artışından doğan prim farklarının tahsili hakkında devredilen Bağ-Kur Genel Müdürlüğünün 11/6/2002 tarihli, 2002/30 sayılı ve 21/3/2002 tarihli, 2002/14 sayılı genelgeleri gereğince işlem yapılmaya devam edilecektir. 1/10/2008 tarihinden önce diğer sosyal güvenlik kurumlarında geçen hizmeti 1/10/2008 sonrası tespit edilenlerin basamak intibakı yapılmayacak sadece hizmet süreleri değerlendirilecektir.

1479 sayılı Kanunun mülga geçici 18 inci maddesi gereğince, 20/4/1982-4/10/2000 tarihleri arasındaki vergiye tabi oldukları sürenin tamamım borçlanmak isteyenlerden, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağı üzerinden bu borçları ödeyenlerin, diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri, vergi dairelerinden hizmetin eksik bildirilmesi gibi nedenlerle intibak ettirildikleri yeni basamak arasında çıkan fark tutarı, Kanunun 88 inci maddesine 6552 sayılı Kanunla 11/9/2014 tarihinden itibaren ilave edilen yirmi ikinci fıkra gereğince sigortalılar ile tüzel kişilerin kasıt, kusur, hata veya yanıltıcı beyanından kaynaklanmaması şartıyla, sigortahlarca ödenen prim ve prime ilişkin borcun noksan tahakkuk ettirilen borçlanma tutarlarının Kurumca sonradan tespit edilmesi halinde borçlanma fark tutarına tebliğ tarihinden itibaren Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanarak tahsil edilen eksik tutar Kurum kodu kapsamında değerlendirilip borçlanma geçerli sayılacaktır.

6-‘Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendi Kapsamındaki Sigortalıların Geçici Maddelere Göre Borçlanmaları” başlıklı dördüncü bölümün ” 2- 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu uyarınca gözaltına alınanların veya tutuklananların borçlanmaları” alt başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki alt başlık açıklamaları ile birlikte ilave edilmiştir.

“3- Sanatçı borçlanması işlemleri

506 sayılı Kanuna 4056 sayılı Kanunla 1/1/1995 tarihinden itibaren eklenen geçici 80 inci madde ile ek 10 uncu madde kapsamına alınan sigortalıların örneği Kurumca hazırlanan ve ilgili işveren, birlik, sendika, dernek, sanatsal vakıf kuruluşları veya ilgili kamu kuruluşları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip, Kültür Bakanlığınca onaylanmış borçlanma belgeleri ile 2/1/1996 tarihine kadar Kuruma başvurmaları ve borç ödeme tarihindeki mülga 78 inci maddeye göre belirlenen asgari günlük kazanç üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini bir defada Kuruma ödemeleri şartı ile borçlanma belgesinde kayıtlı meslekleriyle ilgili çalışma sürelerinin tamamını veya bir bölümü borçlandırılmıştır.

Kanunun 41 inci maddesinde sanatçı olarak geçen sürelerin borçlanılmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, 506 sayılı Kanunun geçici 80 inci maddesi mülga edildiğinden 2008 yılı Ekim ayı başından sonra 4056 sayılı Kanuna göre sanatçı borçlanması yapması gerektiği yönünde mahkemece karar verilen ve mahkeme kararı doğrultusunda borçlarını ödemek için Kuruma müracaat eden ya da mahkeme kararı olmaksızın borçlanma müracaatında bulunan sigortalıların borçları borç ödeme tarihindeki asgari günlük kazanç üzerinden malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri esas alınarak hesaplandığından sanatçı borçlanma tutarları % 20 prim oranı üzerinden hesaplanacaktır. “

1- “Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendine Tabi Olanların Borçlanmaları” başlıklı beşinci bölümünün “4- Kanunun Geçici 43 üncü maddesine göre 1416 sayılı Kanun uyarınca yurtdışında geçen öğrenim sürelerinin borçlandırılması” alt başlığının sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Bu kez, 6645 sayılı Kanunun 52 nci maddesi ile Kanunun geçici 43 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile 1416 sayılı Kanuna göre yurt dışına gönderilenlerden öğrenimini başarıyla tamamlayarak yurda dönen ve yükümlü bulunduğu mecburi hizmet süresini, 6353 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 12/7/2012 tarihinden önce tamamlamış olanlardan 12/7/2012 tarihinden itibaren 3 ay içinde müracaat etmemiş olması nedeniyle borçlanma hakkını kaybedenler ile mecburi hizmetini 12/7/2012 tarihinden sonra tamamlayanlardan borçlanmak için Kuruma 3 ay içinde müracaat etmesi gerekenlerin başvuru sürelerine ilişkin 3 aylık süre yürürlükten kaldırıldığından süresi içinde müracaat etmemesi nedeniyle borçlanma hakkını kaybedenlerin, 23/4/2015 tarihinden itibaren süre sınırlaması olmaksızın müracaatları halinde yukarıda   hükmüne   yer   verilen   geçici   43   üncü   madde   uyarınca   borçlanma   işlemleri yapılacaktır. “

S-“Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendine Tabi Olanların Borçlanmaları” başlıklı beşinci bölümünün “5- Kanunun geçici 44 üncü ve geçici 51 inci maddelerine göre yapılan borçlanmalar ” alt başlığında yer alan son paragraf aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kanunun geçici 4 üncü maddesinin onyedinci fıkrası, geçici 44 üncü maddesi, geçici 51 inci maddesi ve geçici 56 ncı maddeleri kapsamında borçlandırılmak suretiyle hizmet olarak alman süreler ile söz konusu maddeler kapsamında belirtilen sürelerde diğer sigortalılık statülerine tabi olarak uzun vadeli sigorta kollarına prim ödenen sürelerin tamamı memuriyette geçmiş kabul edilerek Kurumlarınca 6552 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 11/9/2014 tarihi itibarıyla sigortalıların kazanılmış hak aylıklarının tespitinde değerlendirilecektir. “

H- GENELGEYE YENİ KISIM EKLENMESİ

“Hizmet Borçlanması” başlıklı onuncu kısımdan sonra gelmek üzere “Prim Ve Prime İlişkin Borçların Tahsili” başlıklı aşağıdaki onbirinci kısım açıklamaları ile birlikte eklenmiş, “Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendine Tabi Sigortalı İşlemlerinin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine Devri” başlıklı onbirinci kısım onikinci kısım olarak değiştirilmiştir.

“ONBİRİNCİ KISIM PRİM VE PRİME İLİŞKİN BORÇLARIN TAHSİLİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Primini Kendi Ödeyen Sigortalılara İlişkin Eksik Alınan Tutarlar

Kanunun 88 inci maddesine 6552 sayılı Kanunla 11/9/2014 tarihinden itibaren ilave edilen yirmiikinci fıkra gereğince sigortalılar ile tüzel kişilerin kasıt, kusur, hata veya yanıltıcı beyanından kaynaklanmaması şartıyla, sigortalılarca ödenen prim ve prime ilişkin borcun noksan tahakkuk ettirildiğinin Kurumca sonradan tespit edilmesi halinde tespit edilen fark prime ilişkin borç aslına, tebliğ tarihinden itibaren Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanır. Fark borcun ödenmemesi halinde sigortalılara hizmet verilmeyecektir. Bu uygulama primlerini kendileri ödeyen Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine tabi sigortalıların Kurumca eksik hesaplanan her türlü prim ve prime ilişkin borçlar ile borçlanma tutarı hakkında uygulanacaktır.

5502 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idari para cezaları, gecikme zamları, katılım payları Kurum alacağına dönüşmekte, alacakların tahsilinde ise 6183 sayılı Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanmaktadır. Primlerin tahsilinde ise ödenen tutar önce, ödeme süresi başlamış, vadesi geçmemiş, başka bir anlatımla henüz gecikme zammı doğmamış olan Kurumumuz alacağına mahsup edilmekte, artan tutar olması halinde ya da ödeme zamanı gelen ve vadesi geçmemiş borç yoksa en  eski  borçtan  başlanarak,   borç aslı  ve gecikme zammına  orantılı  olarak dağıtılmaktadır. Kanunun 88 inci maddesine eklenen yirmiikinci fıkra gereğince yapılacak mahsup işleminde Kurum hatası dışında da prim borcu bulunan sigortalıların fark prim borcunun mahsubunda 6183 sayılı Kanunda belirtilen mahsup yöntemi uygulanmayacak, Kurum hatasından kaynaklanan işlemler sonucunda sigortalılardan tahsil edilen tutar yine fark prim tahakkukunun ilişkin olduğu borç dönemlerine mahsup edilecektir.

5083 sayılı Türkiye Cumhuriyetinin Para Birimi Hakkında Kanun gereğince yarım YKr’un altındaki değerler dikkate alınmayacağından, J/1/2005 tarihinden önce sigortalılar ile tüzel kişilerin kasıt, kusur, hata veya yanıltıcı beyanından kaynaklanmayan sigortalılarca eksik ödenen prim ve prime ilişkin borçların 5000 TL ‘nın (yarım YKr) altında kalması halinde 1/1/2005 tarihinden sonra tahsili mümkün olmadığından bunların tahsili yoluna gidilmeyecektir.

İKİNCİ BÖLÜM

Yanlış ve Yersiz Alınan Prim ve Prime ilişkin Tutarların iadesi

Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanuni faizi ile birlikte geri verilmekte, kanuni faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanmakta olup 6098 sayılı Kanunun 81 inci maddesi hükmü saklı tutulacaktır.

Primini kendileri ödeyen Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine tabi sigortalıların yanlış ve yersiz tahsil edilmiş her türlü prim, faiz, gecikme cezası ve gecikme zammı tutarı Kuruma başka prim borcunun bulunmaması halinde ayrıca talebi olup olmadığına bakılmaksızın iade edilecektir. Yanlış ve yersiz alınan tutar için tahsil edildiği tarihi takip eden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte ödeme yapılacaktır. Prim iadesinde sigortalının hesap numarası ve diğer bilgilerinin Kurumca biliniyor olması durumunda bu hesap numarasına , sigortalının iade yapılabilecek herhangi bir hesap numarasının tespit edilememesi durumunda ise T.C. Kimlik numarası üzerinden Kurumca belirlenecek Banka nezdinde lehine alacak oluşturulmak üzere iade işlemi gerçekleştirilecektir. İade işlemi ile ilgili olarak ayrıca sigortalıya yazılı bilgi verilecektir.

I- DİĞER HUSUSLAR

1- Birinci kısım, “Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendine Tabi Çalışan Sigortalılar” başlıklı birinci bölümün “2.1- (4/a) kapsamında aynı ayda birden fazla işyerinde çalışanların gün sayısının belirlenmesi” alt başlığında yer alan Örnek l’deki “1/2/2013-30/7/2013 ” tarihi “1/2/2013-30/8/2013 ” olarak değiştirilmiştir.

2- İkinci kısım, “2925 Sayılı Kanuna Tabi Sigortalılar” başlıklı birinci bölümün “2-2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığın sona ermesi” alt başlığının onuncu paragrafında yer alan “takip eden günden ” ibareleri “takip eden aybaşından ” olarak değiştirilmiştir.

3- 22/2/2013 tarihli ve 2013/11 sayılı Genelgenin “Uygulanmasında Değişiklik Yapılan Genelgeler” başlıklı “2” numaralı ekinde yer alan tabloya aşağıdaki sıra numarası ile birlikte açıklamalar eklenmiştir.

3 20/10/2014 2014/28 Geçersiz sigortalılık statüsünde yatan primlerin geçerli sigortalılık statüsüne aktarma işlemleri konulu Genelgenin “7-Prim iade işlemleri” başlıklı bölümünün “sigortalının ya da hak sahiplerinin talebi halinde” kısmı yürürlükten kaldırılmıştır

4- 22/2/2013 tarihli ve 2013/11 sayılı Genelgenin ekinde yer alan ekler dizinine “Ek 34-5510 Sayılı Kanunun Geçici 20 nci Maddesi Kapsamında Kurumumuzca Devralınacak Sandıklar” eklenmiş, “Ekler Dizini” güncellenmiştir.

2015-19 No’ lu SGK Genelgesini indirmek için tıklayınız


Feza ŞEN

Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!

YORUM YAZIN