50 Yılın Ardından Hayat Çarkımıza Bakalım…

Kategori: Genel - 39.026 viewsYorum Yazın

SGKBugün 50”nci yılımı tamamladım ve bu hayat yoluma hangi çıkışından veda edeceğimi bilmediğim şekilde devam ediyorum…
Herkesin bir hayat çarkı var… Hayat çarkınızın sıkıntısız dönmesi ve hayatınızın yolunda gitmesi için bu çarka yerleştirdiğiniz parametreleri bir gözden geçirin…
50 Yıl içinde fark ettim ki hayat çarkımın parametrelerinde değişiklik yapmam lazım…
Yaşlılığınızda hatırlanacağınız ve keyif alacağınız bir yaşam sürmek isterseniz eğer; hayat çarkınızın parametrelerini değiştirin…
Hayat Çarkınızda;

• Koşulsuz Sevin: Yararı olanları da zararı olanları da mutlaka sevin… Unutmayın ki her gördüğünüz zarar, yolun devamında size tecrübe kazandıracak… Üç S kuralını hatırla; “Kendine saygı duy, Başkalarına saygı duy, Her hareketinin sorumluluğunu taşı…”
Küçük anlaşmazlıkların büyük dostlukları zedelemesine izin verme…

• Öncelikle Kendinizi Sevin: Unutmayın huzurun içinizde olduğunu.. Huzuru kendinizde bulamadığınız sürece mutlu olmayı başaramayacaksınız… Mutlu olmadıkça da en çok sizi sevenleri üzersiniz… Sizi sevenleri mutlu kılmanın yolu kendinizi sevmekten geçiyor… Mutlaka her gün biraz kendinle baş başa kal… Sevdiklerinle anlaşmazlığa düşersen geçmiş defterleri açma… Huzur bulduğun yer neresi ise orası senin limanındır…

• Kin Tutmayın: Bırakın kini, öfkeyi… Siz yolunuza devam edin ve onları ilahi adalete teslim edin… Hata yapıp kaybedince aldığın dersi unutma… Bazen isteklerinizin olmamasının daha hayırlı olabileceğini de hatırla… Mevlana’nın dediği gibi “Bu dünya dağa benzer, işlerimiz, yaptıklarımız da seslenmek gibidir. Seslerimiz güzel de olsa, çirkinde olsa, dağa çarpar, döner yine bize gelir.”

• Hayata Gökkuşağı Gibi Bakın: Hoşgörülü olun. Doğru olun, doğruluktan ayrılmayın ama bakış açınız gök kuşağı gibi olsun. Hayatı sadece siyah beyaz olarak yaşamayın, sarı, turuncu, yeşilleriniz de olsun hayatta. Unutmayın “En büyük hâkim, zamandır…” Zamanın en iyi ilaç olduğunu göreceksiniz… Değişime açık ol ama değerlerini kaybetme…

• Kısmetinize, Nasibinize Razı Olun: “Hisleri ile yaşayan, duygularının esiri olan kişi, düşmanını kendi dışında arar durur. Hâlbuki onun en büyük baş düşmanı, onun kendi içinde olan nefsidir.” diyor Mevlana Mesnevi’sinde… Ayrıca yönettiğiniz işlerde de “Kraldan fazla kralcı olmayın…”

• Eserleriniz Olsun Arkanızda: Gücünüz göre eserleriniz olsun ki sizden sonra da sevenleriniz sizinle gurur duysun… İlla ki maddi eser yapamasanız da bilgiye dayalı eserleriniz olsun… Entelektüel sermayedir bilgi. Sizden öğrenilmiş yeni açılımlar, farklı projeler bırakın arkanızda… Kimse bilmezse halik bilir, hatırlar sizi hoş bir seda ile…

• Risk Alın: Büyük kazanımlar risk almayı gerektirir. Ama unutma; başarılarını, onları elde etmek için feda ettiklerine bakarak değerlendir.

• Paylaşın: Size değer veren herkesle öncelikle zamanınızı paylaşın. İlişkiyi değerli kılan zamandır… Elinizdeki gücü, bilgiyi, değerleri paylaşın… Unutmayın “Sofralar genişledikçe bereketlenir…”

Topraktan gelip toprağa gideceğimiz bu yolda bazen susmanın en iyi cevap olduğunu unutmayın hata yaptığınızı anladığınızda ise düzeltmek için elinden geleni yapma çabalarınız daim olsun…
Mutlu olun, mutlu edin, mutlu kalın, mutluluğu uzaklarda aramayın, önce en yakınınıza bakın…
Ne mutlu bana ki iyi varsın diyebildiklerim var ve hayatınız da sizlere “İyikimmm” diyenleriniz olsun…

Dr. Feza Şen – 23.06.2016


Feza ŞEN

Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!

YORUM YAZIN